"Visit Cunda" "Visit Cunda" projesi; Ayvalık Turizm Geliştirme ve Altyapı Hizmet Birliği (AYTUGEB) tarafından yürütülen bir sosyal kalkınma projesidir.
Ayvalık’ın Turistik Çekicilikleri

-Ayvalık Hakkında

Ayvalık, irili ufaklı şirin koyları, doğal, tarihsel ve kültürel değerleri ile yalnız Ege’nin değil, Türkiye’nin en güzel tatil merkezlerinden birisidir. İklim koşulları, yeterli turistik alt yapısı, sayısız ve eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı turizmi merkezi olabilecek ideal bir konumdadır. Ayvalık; lokasyon olarak stratejik bir noktadadır.  Etrafında; Kaz Dağları, Kozak yaylası, Sarımsaklı plajı, Cunda ve  24 ada vardır. Ayrıca, Bergama, Truva ve Çanakkale Şehitliklere çok yakın mesafededir. Bir saatlik mesafede bir Avrupa ülkesine (Midilli-Yunanistan) geçme şansınız vardır. Ayvalık’ta güneşin batışı ve doğuşu bile farklıdır. Bu anı yaşamak isteyenler için önerimiz ilgili saatlerde Şeytan Sofrasına gitmeleridir Sarımsaklı plajlarının temizlik ve uzunluk olarak Türkiye’de ilk üçe girdiğini söyleyebiliriz. Yörede; sualtı fauna ve florası çok zengindir. Bir diğer değişle Ayvalık tarih, kum, deniz, güneş, mutfak ve su altı-su üstü  turizm değerleri açısından oldukça zengindir.  Ayvalık merkez ve Ali Bey Adası’ndaki neo-klasik sivil mimari örneklerinin oluşturduğu kent dokusu  turizm arzını zenginleştirmektedir. Cunda Adası’nda ve Ayvalık şehir merkezinde “oldcity” denilen mekanlarda tescilli 1800 civarında tescilli bina vardır. Bu binaların restore edilmesi ve sokak iyileştirmelerin yapılması bambaşka bir turistik ürünün ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Ayvalık ekonomik, politik, kültürel faaliyetler açısından geçmişten günümüze kadar bir değişim süreci geçirmiş, bu durum kültürel faaliyet olarak değerlendirilen “mutfak kültürünü” de etkilemiştir. Rum halkının yanı sıra Balkanlardan göç eden Müslüman halkların kültürleri yemek kültürüne de yansımıştır. Bulgar, Boşnak, Girit ve Midilli kültürlerinden etkilenen Ayvalık mutfağının yemek çeşitliliği, tat ve lezzet zenginliği, otantik ve yenilikçi damak zevklerini ortaya koymaktadır. Alibey (Cunda) Adası 1924 Girit’ten göç eden mübadillerin ağırlıklı olarak yaşadığı bir beldedir. Burada ikamet eden mübadiller kültürlerini aradan 90 yıl geçmesine rağmen unutmamışlar ve yaşatmak için de yoğun çaba sarf etmektedirler.  Unutmadıkları bir diğer kültürel değer de mutfakları ve yemekleridir.  İlçenin doğal güzelliklerinin yanı sıra Ayvalık merkez ve Ali Bey Adası’ndaki neo-klasik sivil mimari örneklerinin oluşturduğu kent dokusu da turizm arzını zenginleştirmektedir. Esas itibariyle ilçe açık bir müze görünümündedir. Ayrıca, çevre il ve ilçelerde bulunan antik kentler de turizm açısından büyük önem taşımaktadır.

- Ayvalık Adaları Tabiat Parkı

Ayvalık ilçesine bağlı adalar topluluğu irili ufaklı birçok adadan oluşmaktadır. Bunlardan en büyüğü Ali bey (Cunda) adasıdır. Köprü ile önce Lale adasına daha sonra dolgu ile Ayvalık'a bağlandığından artık yarımada özelliği taşımaktadır. Ayvalık koyu 22 küçük adayı barındırmaktadır. Cunda dışında hiçbirinde yerleşim yoktur. Ayvalık’ta motorlarla bu adalara günübirlik geziler düzenlenmektedir. Bu plajlar; ince kumlu, uzun plajı ile Altınova Ayvalık-Ören arasında yer almaktadır. Ayvalık Adaları kaynaklarda isim olarak Yund Adaları veya Cunda Adaları olarak da geçmektedir. Rumlar bu adalara Kokulu adalar manasına gelen Hekatonisa demişlerdir. Hekatonesos, Apollonnesos, Hekatonnesoi, Hekatos gibi farklı yazılışları da vardır.

-      Şeytan Sofrası

Şeytan Sofrası, Ayvalık ilçe merkezinin 8 km güneyinde bulunan hakim büyük kayalık tepelerin üzerindedir. Mevkiden tüm Ayvalık Adaları ve Midilli Adası'nın manzarası gözükmektedir. Üzerinde Şeytan'ın ayak izi bulunduğuna inanılan, halkın madeni para atarak dilek dilediği eski bir lav birikintisidir. Sönmüş bir volkandan arda kalan lav birikintileriyle oluşmuş tepe, yuvarlak sofra biçimini andırmaktadır. Demir kafes içine alınan ayak izine benzeyen şekil turistlerin özellikle uğradığı yerlerden biridir. Ayrıca bu noktaya gün batımını seyretmek içinde giden kişilerin sayısı her geçen artmaktadır. 

-      Cennet Tepesi

Şeytan Sofrasından sonra körfezin tadını çıkarabileceğiz en güzel noktalardan birisi de Cennet Tepesi’dir. Ayvalık’ın Armutçuk bölgesinde bulunan, çok fazla yüksekte olmayan Cennet Tepesi; gerek ulaşım kolaylığı gerekse sizlere sunduğu muhteşem manzarası ile birçok kişinin gece ve gündüz uğrak noktası haline gelmiştir.  

-      Sarımsaklı Plajları

Sarımsaklı Plajı, Balıkesir ilinin Ayvalık ilçesine bağlı Küçük köy beldesinde bulunmaktadır. İlçe merkezine 8 km uzaklıktadır. 7 km uzunluğunda ve 100 m eninde bir kumsalı olan plaj; birçok konaklama tesisine, kafeteryaya özellikle deniz mahsulleri satan restoranlara ve gazinolara sahiptir.

-      Günübirlik Tekne Turları 

Ayvalık‘ta günlük tekne turlarına katılabilirsiniz. Eşsiz güzellikte koylarda ve maviliklerde doyasıya yüzün ve eğlenin. Teknede balık ekmek de  ikramımız. Ayrıca; yörede çeşitli su üstü sporları da yapmanız mümkündür.

-      Doğa Yürüyüşleri (Trekking)

2004'te oluşturulan  ve 17.950 hektarlık  alanı kaplayan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nda ister bireysel istersen grup halinde dolaşabilirsiniz. Hem sporunu yap hem  doğal güzellikleri fotoğrafla hem de temiz oksijeni nefesle….

-      Ayvalık’ta Sualtı Dünyası 

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, 24 adası ve 60 dalış noktası ile her seviyede dalışa imkan  vermektedir. Bu kapsamda usta dalıcıların yanı sıra eğitim dalışları da yapan 4 dalış okulu vardır. Ayvalık'ın su altı faunasının en önemlisi; kızıl mercanlardır. Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı dalgıcı ağırlayan Kızıldeniz'de bile aynı türden mercanlara rastlanmadığını söyleyebiliriz. Yabancıların ilgisi; bu mercanları su altı dünyasına tanıtmamızla önemli bir ivme kazanmıştır. Ayvalık, bugün bu tür mercanlara ev sahipliği yaparak Kızıldeniz’e rakip olmuştur. Avrupa'nın en önemli su altı ve doğa dergileri Ayvalık'ı haber yaparak, su altı fauna ve florası ile ilgili makro su altı fotoğrafları için eşsiz bir mekan olduğunu belirtmişlerdir. Ayvalık, irili ufaklı şirin koyları, adaları, doğal, tarihsel ve kültürel değerleri ile yalnız Ege’nin değil, Türkiye'nin en güzel tatil merkezlerinden birisidir. İklim koşulları, yeterli turistik alt yapısı, sayısız - eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı turizmi merkezi oluşturulabilecek ideal bir konumdadır.

-      Kuzey Ege Mutfağı ve Ayvalık

Küreselleşme ile birlikte insanların seyahat tercihlerine yön veren yemek kültürü, turistlerin ilgisini çekerek iç ve dış turizm talebini canlandıran ve turizm gelirlerini artıran ve de gerçekleştiği yerin kalkınmasına etki eden önemli bir öğe haline gelmiştir. Bu bağlamda Türkiye’nin sahip olduğu zengin mutfak kültürü, turizm sektörüne bir avantaj olarak yansımakta ve Kuzey Ege Bölgesi’nin gastronomik mirası dikkati çekmektedir. Bu bölgede gastronomik mirasın korunduğu ve yaşandığı yer olan Ayvalık ilçesi, güzel ve leziz yemekleri, zeytinyağlı mezeleri, otları ve deniz ürünleriyle öne çıkmaktadır. Bulgar, Boşnak, Girit ve Midilli kültürlerinden etkilenen Ayvalık mutfağının yemek çeşitliliği, tat ve lezzet zenginliği, otantik ve yenilikçi damak zevkleri  gastronomi turizmi açısından önemlidir. Tarih ve doğanın iç içe olduğu Cunda’da denizi seyretmek ve deniz mahsulü yemekleri tatmak  size unutamayacağınız  anlar yaşatır. Gatronomik bir lokasyon olmaya doğru giden Ayvalık ve Cunda; özellikle hafta sonları yöreye gelen yerli ve yabancı turistlerle dolup taşmaktadır. Organik mutfaklara ve otantik atmosfere sahip butik oteller sizi ağırlamak için sabırsızlanıyor. 

-      Yöresel Mutfak ve Restaurantlar

Tarih ve doğanın iç içe olduğu Cunda’da denizi seyretmek ve deniz mahsulü yemekleri tatmak size unutamayacağınız anlar yaşatır. Gatronomik bir lokasyon olmaya doğru giden Ayvalık ve Cunda; özellikle hafta sonları yöreye gelen yerli ve yabancı turistlerle dolup taşmaktadır. Organik mutfaklara ve otantik atmosfere sahip butik oteller sizi ağırlamak için sabırsızlanıyor.


-        Ayvalık Zeytin Müzesi        

    Ayvalık Zeytin Müzesi, 2012 yılında açılmıştır. Ayvalık Zeytin Müzesi aslında Vakıflar bankası Fabrikası olarak geçmektedir. Müzede zeytinyağı  ve zeytinin nasıl üretildiğiyle ilgili bilgiler verilmektedir. Ayvalık merkezde yer alan müzede, bölge coğrafyasındaki zeytinin özellikleri, geçmişten bugüne üretim teknikleri, zeytinciliğe emek vermiş insanlar ve bu insanların aktardığı anılar yer almaktadır. Sağda solda atılmış, tavan arasında unutulmuş, bugün hiçbir işlevi olmayan binlerce belge, doküman, alet-edevat, aksesuar, şişe, etiket, ambar defteri, alacak-verecek kayıtları, yazışmalar, fotoğraflar, mektuplar, tabelalar gibi eşyaları müzede görebilirsiniz. 

-        Eski Ayvalık ve Cunda’da Fotoğraf Safarisi 

Neo-klasik mimarinin ender örneklerini Ayvalık ve Cunda sokaklarında görebilirsiniz. Bu doku içinde yükselen kilise, manastır, cami ve eski Rum evlerini fotoğraflayıp, tarihsel bir doku içinde geçmişten günümüze nostaljik bir yolculuk yapabilirsiniz. Amfitiyatro şeklinde olan kentin yerleşim düzeninde, dar cadde, sokaklar ve birbirine bitişik evler size unutamayacağınız bir atmosfer sunmaktadır. 

-Aşıklar Tepesi

Cunda Adası’na gidince görmeniz gereken en önemli yerlerden biri Aşıklar Tepesi’dir. Bu nokta; Ege Denizi’ne kuşbakışı göz atmanıza olanak tanıyan, özellikle günbatımında şahane bir manzaraya sahip, insana “keşke hep burada yaşasam” dedirten özelliklere sahip bir yerdir. Tepede bulunan Agios Yannis Kilisesi, Koç ailesi tarafından restore edilerek kütüphane haline getirilmiş ve  günümüzde “Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı” adı ile hizmet vermektedir. Burada bulunan değirmeni ve hemen yanındaki kafeyi ziyaret edip, gün batımında muhteşem fotoğraflar çekmeyi unutmayın. 

-CAMİLER

- Hayrettin Paşa Camisi

Hayrettin Paşa Camisi aynı ismi taşıyan Hayrettin Paşa Mahallesi’nde yer almaktadır. Eski bir kilise olan cami 1850 yılında inşa edilmiştir. Ayvalık’ın ilk kiliselerden biridir. Cumhuriyet Döneminde camiye çevrilerek Hayrettin Paşa Camisi ismini almıştır. “Panayia” ismi Ortodoksların Meryem’e verdikleri bir isimdir. Zamanında dini nitelikte eğitim veren okulların kilisesidir. Düz bir zemin üzerine inşa edilmiş olan kilisenin genel toplam alanı 4000 metrekare, kilise binasının alanı ise 700 metrekaredir. 

-      Saatli Cami,

Saatli Cami, Ayvalık merkezde Fevzi paşa Mahallesinde yer almaktadır. Ayvalık’ın ekonomik olarak en güçlü olduğu dönemlerde inşa edilmiştir. Kilise 1870 yılında yapılmış olup 1928 yılında camiye çevrilmiştir. Günümüzde Saatli Cami adıyla bilinmektedir. Eğimli ve düz zeminlerin birleştiği alan üzerine inşa edilmiştir. Kilisenin toplam alanı 1250m², olmasına karşın kilise 375m² üzerine inşa edilmiştir. Kilisenin yüksekliği 24 m. çan kulesinin yüksekliği 24 metre, minarenin yüksekliği ise 44 metredir. Ayvalık içindeki en yüksek ikinci kilisedir. Kilisenin dıştan boyu 23.50m eni 13.30 m., (doğu) 14.40 m (batı)’dir 

-      Çınarlı Cami

Çınarlı Cami, Ayvalık’ın merkezinde Hamdi bey Mahallesi Ali bey caddesinde yer almaktadır. Kilise Ayvalık halkının ekonomik ve siyasal yönden en güçlü olduğu dönem olan özerklik döneminde inşa edilmiştir. (1790’lı yıllarda tamamlanmıştır.) Yapı 1923 yılında camiye çevrilmiştir. Dikdörtgen bir görüntü oluşturan kilisenin planı Yunan Haçıdır. Kilise kısmen eğimli düz bir alan üzerine inşa edildiğinden organik ve ızgara dokular bir arada kullanılmıştır. Kilisenin toplam alanı 2800 m², kilise yapı taban alanı ise 600 m²’dir.Kilise 1923 yılında camiye çevrilince müezzin mahfili ve mihrap eklenmiştir.  

* Kiliseler ve Manastırlar

---Kiliseler

-      Taksiyarhis Kilisesi

Taksiyarhis Kilisesi, Ayvalık merkezde İsmet Paşa Mahallesinde yer almaktadır. Kilise duvarında yer alan bir kitabeden 1844 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Eğimli bir tepenin düzleştirilip dolgu yapılması ile yola göre biraz daha yüksek bir alan üzerine inşa edilmiştir. Kilisenin toplam alanı 1200 m², olmasına karşın kilise 500 m²’lik alan üzerine inşa edilmiştir. Kilisenin yüksekliği 16m. çan kulesinin yüksekliği ise 30 metredir. Kilisenin dışarıdan boyu 22.00 m, eni ise 12.75m.’dir.

-      Portaitissa Kilisesi

Portaitissa Kilisesi, Ayvalık merkezde Sakarya Mahallesinde yer almaktadır. Eğimi az bir zemin üzerinde yer alan kilise ızgara planlı doku özelliği taşımaktadır. Kilisenin toplam alanı 1163 m², olmasına karşın kilise 135 m²üzerine inşa edilmiştir. Kentin en küçük kilisesidir. Kilisenin yüksekliği 8 m. Kilisenin dıştan boyu 13.05 m. eni ise 7.35 m’dir. Portaitissa Kilisesi, taban alanı ve yükseklik olarak kentin en küçük kilisesidir.

-      Hagia Triada Kilisesi

HagiaTriada Kilisesi, Ayvalık merkezinde Kazım Karabekir Mahallesinde yer almaktadır. Kilise düz zeminde geniş bir alan üzerine uzunlamasına dikdörtgen planlı düz çatı tipinde inşa edilmiştir. Kilisenin arsa alanı 2000 m², zemin oturum alanı 400 m²’dir. Kentteki kiliseler içerisinde en yüksek dördüncü kilisesidir. HagiaTriada Kilisenin dıştan boyu 23.00 m eni ise 18.20 m’dir. İbadet mekânı içten 19.40m. eni ise 12.75m.’dir. Kilisenin yüksekliği ise 17 m. dir. 

-      Profitis İlias kilisesi

Ayvalık’ın en yüksek tepesine 1835 yılında kurulmuş olan Profitis İlias kilisesi 1944 depreminde ciddi tahribata uğramıştır. İkinci Dünya savaşı sırasında tehlike anında halka tehlikeyi haber vermek için Alibey Adasındaki Panayia kilisesinin çanı 1936 yılında bu kilisenin çan kulesine yerleştirilmiştir. Çan daha sonra buradan alınarak Bergama Müzesi’nin bahçesinde koruma altına alınmıştır.1952 yılında çan kulesi yıkılan kilise koruma altına alınmadığından kendiliğinden yıkılmıştır. Kilisenin yıkılmasından yıllar sonra yerine dönemin Belediye Başkanı Ahmet Tüfekçi tarafından “Ali Çetinkaya İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi” inşa edilmiştir.

-      Ayazma Kilisesi yâda Faneromeni Kilisesi

Kemal Paşa Mahallesinde binalar arasında kaybolmuş olan Ayazma kilisesi içindeki su kutsal kabul edildiğinden Ayazma Kilisesi yâda Faneromeni Kilisesi diye adlandırılmaktadır. Adının karşılığı “kutsal su” anlamına gelmektedir. Ayazma Kilisesi’nin girişindeki alınlıkta “1890” yazmaktadır. Ayvalık’ın geç dönem yapısıdır. Kilise bu tarihte yapılmıştır. Düz bir zemin üzerinde yer alan kilise ızgara planlı doku özelliği taşımaktadır. Kilisenin toplam arsa alanı 200 m², inşa alanı ise 150 m² dir. Kilisenin dıştan boyu 17.40 m. eni ise 8.60 m’dir. Kilisenin yüksekliği ise 12 m. dir. Diğer kiliselerden farklı olarak dini kaygılar göz önüne alınmadan kuzeydoğu– Güneybatı yönünde inşa edilmiştir. 

 - Manastırlar

- Ayışığı Manastırı / AgiosDimitros Ta Salina

Cunda Adasının kuzey yönündeki “Pateriça” yarımadasının en uç noktasında yer alan Ay Işığı Manastırı, dik bir tepenin    denizle birleştiği noktada yer almaktadır. Ay Işığı Manastırının inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1771 ve 1795 tarihleri arasında inşa edildiği   söylenmektedir. Şapel dışındaki yapıları yıkılan Manastırı, Fahrettin Katrinli'nin vefatının ardından evlatları Suzan Sabancı Dinçer'e satarlar. Milli Park içinde bulunan Ayışığı Manastırı, "müze-yapı" tanımı içinde 2011'de özgün nitelikleri korunarak restore edilir; kültürel miras, yeniden yaşam alanına kazandırılır ve  Manastır 13 Nisan 2012 Günü   hizmete açılmıştır.

-      Evangelistriya Manastırı

Manastır; Ayvalık İlçesi, Cunda (Ali bey) Adasının güneydoğusunda bulunan burnun üzerindeydi. Manastır burun üzerinde yaklaşık 3000 metrekare alan üzerine Sarımsaklı taşından inşa edilmiştir. İnşa tarihi olarak 1900 yılların başı düşünülmektedir. Manastırın çevresi duvarlarla korunmuş, ortasında bir kilisesi mevcuttu. Denizciler için kutsal kabul edilen manastırın bir diğer adı da Kızlar Manastırı’dır. Tarihi bilgilere göre   manastır son sahibi tarafından bir gecede yıktırılmıştır. Oysa günümüze kadar gelebilse, turizme açılabilir, muhteşem konumuyla ve tarihi geçmişiyle çok değerli bir yatırım olabilirdi.     

-      Leka Panaya Manastırı

Koruyan Meryem Manastırı olarak da anılır.1835 yılında yapıldığı belirtilen, zeytin ormanının içinden yükselen, kıyıdaki tüm güzelliklerin içinde, boğazın kenarında olan yapı onarım görmüş olmasından dolayı anıtsal mimarisini sergilemeye devam etmektedir. İçindeki kilise, yatakhane, mutfak, kitaplık, idari işler ile ilgili odalar, çamaşırhane, konuk odaları gibi manastırı oluşturan mekânlar belli bir düzen içinde konumlandırılmıştır. Şuanda Komili ailesi malikâne olarak kullanmaktadır.

-      Çamlı Manastır

Ali bey (Cunda) Adasının çamla kaplı olan en yüksek tepesinin kuzey tarafında Edremit Körfezi ve Cunda’nın arkasını görecek konumda 1770’li yıllarda yapıldığı düşünülmektedir. Çamlı Manastırı olarak da anılmaktadır. Muhteşem konumu ile manzarası çok güzeldir. Manastır 1,5 dönümlük bir arazinin üzerine kurulmuştur. Manastır avlusuna bitişik olarak bir ahır, fırın ve su ihtiyacı için dört kuyusu ve ayrıca bir sarnıcı bulunmaktadır. Avlu içinde ise bir kilise bulunmaktadır. Manastır 1944 yılındaki depremle ağır tahribat görmüş ve yıkıntı halini almıştır.